1. İstanbul Mardin Yemekleri Yarışması ve Gastronomi Festivali gerçekleşti
İstanbul’da (19-07-2026) düzenlenen “1. Mardin Yemekleri Yarışması ve Gastronomi Festivali”, Mezopotamya’nın kadim mutfağını sahneye taşıdı. Mardin’in yöresel mutfağından 47 çeşit yemek yarıştı ve misafirlere ikram edildi.

Festivalde hem yarışma heyecanı hem de kültürel buluşma vardı. Süryani, Arap ve Türk mutfaklarının harmanlandığı bu zenginlik, İstanbul’da gastronomi severlere unutulmaz bir gün yaşattı.

Mardin Mutfağı Baharat, et ve bulgurun ustalıkla harmanlandığı bu mutfak; Mezopotamya’nın kadim kültürlerinden süzülmüş bir lezzet dünyasıdır. Öne çıkan yemekler arasında Kaburga Dolması, Sembusek, İkbebet, Firkiye, Alluciye, Kiliçe Çöreği, Cevizli Çörek, İşfele Tatlısı yer aldı.

Festival Başkanı Chef Ali Demir, beyaz yelekli meslektaşlarına ve misafirlere hitaben yaptığı konuşmada Mardin mutfağının tanıtılması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla bu festivali düzenlemekten duyduğu mutluluğu dile getirdi.

“Amacımız yalnızca yemeklerimizi sergilemek değil; bu kadim mutfak kültürünü korumak, gelecek nesillere aktarmak ve Mardin mutfağını tüm dünyada hak ettiği değeri gören bir gastronomi markası hâline getirmektir” sözleri salonda büyük alkış aldı.

Mardin Yemekleri Yarışması’nda jüride birbirinden değerli şefler yer aldı. Dereceye giren Mardin lezzetleri arasında puan farkı neredeyse yok denecek kadar azdı.

Her biri kusursuz bir tat sununca, jüri seçim yapmakta oldukça zorlandı.

Dereceye Girenler
Birinci Grup:
1-Selma Boğa – İşkembe
2-Dilber Demir – İncasiye
3-Halise Merbit – Dolma
İkinci Grup:
1-Zeynep Sönmez – Kuru Dolma
2-Hülya Demir – Mumbar
3-Azra Kutlu – Simsiniye Tatlısı

Ödüller
Dereceye giren yarışmacılara plaket ve madalya takdim edildi. Ayrıca İstanbul’un seçkin restoranlarında öğle ve akşam yemeği davetiyesi, Arifoğlu Baharat’tan özel baharat çantası ve Alde Bijuteri’den hediyelik eşyalar sunuldu.

Mardin’in kadim mutfağı İstanbul’da sahneye çıktığında, yalnızca yemekler değil, kültürün bütün renkleri de yarıştı. Festival boyunca birbirinden özel lezzetler jüri karşısına çıkarken, finalistler hünerlerini sergiledi. Her tabak, Mezopotamya’nın binlerce yıllık mirasından bir parça taşıyor; her sunum, Mardin’in ruhunu İstanbul’a getiriyordu.

Sonuçlar açıklandığında ise festivalin büyüsü farklı bir boyuta taşındı. Çünkü söz konusu Mardin ve onun lezzetleri olunca, işin içine müzik de girdi. Yöresel ezgiler sahneyi doldurdu, davul ve zurna sesleri kalabalığı coşturdu.Jüri üyeleri, oylamanın ardından kendilerine boş bir alan yaratarak bu coşkuya katıldı. Geleneksel Mardin danslarıyla sahneye çıkan jüri, yalnızca değerlendiren değil, aynı zamanda kutlayan bir topluluğa dönüştü. Böylece festival, yemeklerin yarıştığı bir etkinlikten öte; kültürün, müziğin ve dansın iç içe geçtiği bir şölene dönüştü.

Bu buluşma, Mardin mutfağının yalnızca damaklarda değil, gönüllerde de iz bıraktığını bir kez daha kanıtladı. İstanbul’un kalbinde yaşanan bu an, gastronomiyle kültürün el ele vererek nasıl bir bütün oluşturduğunu gösterdi.

Master ChefMaster Ayten Saner, Güveçte Florya Lütfiye Alpaslan.Kırıkkale Aşçılar Pastacılar Turizm Derneği Kurucu Başkanı Aşçı, Pastacı Usta Öğretici Chef Canan YÜKSEL ve İstanbul Gedik Üniversitesi Aşçılık Programı Başkanı ve Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Öğretim Görevlisi Huriye Zafera


1. İstanbul Mardin Yemekleri Yarışması ve Gastronomi Festivali'ne destek büyüktü.

1. İstanbul Mardin Yemekleri Yarışması ve Gastronomi Festivali Jüri Üyeleri;Türkiye’nin önde gelen şefleri, gastronomi akademisyenleri, sektör profesyonelleri ve kültürel miras temsilcilerinden oluşuyor.

Uyarı! Bu sitede yer alan tüm içerikler, "5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu" uyarınca tescil ve koruma altındadır. Kısmen dahi olsa; basılı şekilde ya da internet üzerinde, izinsiz çoğaltılıp kopyalanamaz, alıntı yapılıp kullanılamaz. Ancak habere aktif link verilerek kullanılabilir. Aksi taktirde ADA Hukuk Burosu yetkilidir.